30’ lu Yaşlarda Başarı İçin 10 Hayat Dersi ( 1. Bölüm )

0
184

Birkaç hafta önce 30 yaşına bastım. Doğum günüme sayılı günler kala 20’li yaşlarımda öğrendiğim şeylerle ilgili bir blog yazısı hazırladım.

Ama bu sefer farklı bir şey yapmak istedim. Abonelerime birer e-posta gönderip 37 yaş ve üstü okurlarıma 30 yaşındaki hallerine ne gibi tavsiyeler verirlerdi diye sordum. Amacım yaşça büyük okurlarımı hayat deneyimi konusunda kaynak olarak kullanmak ve onların kolektif bilgeliğini temel alarak yeni bir yazı hazırlamaktı.

Sonuç muhteşem oldu. Çoğu 1 sayfadan uzun 600’ün üzerinde cevap aldım. Hepsini okumak dolu dolu 3 günümü aldı. Okurlarımın içgörü kabiliyeti karşısında ise çok şaşkınım.

Bu yüzden öncelikle, bu yazıyı hazırlarken katkıda bulunan ve bana yardımcı olan herkese içtenlikte teşekkür etmek istiyorum. E-postaları okurken beni en çok şaşırtan şey bazı tavsiyelerin sürekli kendini tekrarlamasıydı. Aynı 5-6 tavsiye yüzlerce e-postanın içinde farklı şekillerde de olsa kendini gösteriyordu. Görünüşe bakılırsa hayatınızın bu dönemi için özellikle geçerli olan bazı temel tavsiyeler var.

600 e-postanın içinde kendini en çok gösteren 10 tavsiyeyi sizin için derledim. Yazının çok büyük bir kısmı okurlarımın e-postalarından yaptığım alıntılardan oluşuyor. Bazılarını anonim tuttum. Diğerleri ise yaş bilgisi içeriyor.

1. Emeklilik İçin Birikime Şimdiden Başlayın

“20’li yaşlarımı düşünmeden harcadım ama 30’lu yaşlar finansal konularda çaba göstermek için harcanmalı. Emeklilik planı ertelenebilecek bir konu değil. Artık sorumluluk almaya başladığınıza göre sigorta, yatırım, bireysel emeklilik, ev kredisi gibi sıkıcı konuları anlayabilmek önemli. Kendinizi bu konularda eğitin.” (Kadir, 41)

En yaygın tavsiye -o kadar yaygın ki neredeyse bütün e-postalar bu konuya değinmişti-  finansal konuları düzene sokmak ve emeklilik için şimdiden birikim yapmaya başlamak hakkındaydı.

Bu tavsiyenin kendini gösterdiği birkaç farklı kategori var:

● Bütün borçlarınızı en kısa zamanda ödemeyi öncelik haline getirin.
● “Acil durum” fonu oluşturun. – Sağlık sorunları, davalar, boşanmalar, kötü iş anlaşmaları vb. şeyler yüzünden finansal olarak yıkıma uğrayan insanlar hakkında bir sürü korku hikayesi vardı.
● Maaşınızın bir kısmını gelecek için kenara ayırın.
● Uçarı harcamalar yapmayın. Faiz oranları uygun bir kredi çekemiyorsanız ev almaya kalkışmayın.
● Anlamadığınız hiçbir konuda yatırım yapmayın. Borsa simsarlarına güvenmeyin.

Bir okurum, “Yıllık brüt kazancınızın %10’undan fazla bir borcunuz varsa bu durum tehlikeye işaret ediyor. Harcamayı bırakın, borcunuzu ödeyin ve birikim yapmaya başlayın.” gibi bir tavsiyede bulunmuş. Diğer bir okurum ise, “Şimdiki aklım olsa acil durum hesabım için daha fazla para ayırırdım çünkü beklenmedik harcamalar bütçemi altüst etti. Emeklilik fonum konusunda ise daha dikkatli davranırdım çünkü şimdi aldığım para bana yetmiyor.” yazmış.

30’lu yaşlarda birikim yapmadıkları için şimdi çok kötü durumda olan okurlar da vardı. Can isimli bir okurum 30 yaşından itibaren maaşının %10’unu birikim için ayırmadığı için bin pişman. Kariyerinde işler planladığından kötüye gitmiş ve şimdi 57 yaşında olmasına rağmen maaştan maaşa yaşıyor. 62 yaşındaki bir başka okurum zamanında kocası ondan daha fazla kazandığı için birikim yapmamış ama daha sonra boşanmışlar. Takip eden süre içerisinde birçok sağlık sorunuyla karşılaşmış ve boşanma anlaşmasından aldığı tüm parayı harcamak zorunda kalmış. Şimdi o da maaştan maaşa yaşıyor ve sosyal sigortasının devreye girmesini bekliyor. Bir diğeri ise birikim yapmadığı ve 2008 krizinde beklenmedik bir şekilde işini kaybettiği için finansal olarak oğluna bağlı yaşadığını söylemiş.

Aktarılmak istenen şey çok açık: birikim yapmaya erkenden başlayın ve biriktirebildiğiniz kadar para biriktirin. Bir okurum 30’lu yaşlarındayken iki çocuğu olmasına ve düşük maaşlı işlerde çalışmasına rağmen her yıl emeklilik fonu için bir miktar para ayırabilmeyi başarmış. Erken başlayıp bilinçli yatırım yaptığı için şimdi 50’li yaşlarında ve hayatında ilk defa finansal olarak güvence altında. Söylemeye çalıştığı şey: Birim her zaman mümkün. Yalnızca biriktirin yeter.

2. Sağlığınıza Dikkat Edin
“Beyniniz yaşlılığı kabul etmeye vücudunuzdan 10-15 sene daha geç başlıyor. Sağlığınız sandığınızdan daha çabuk bozulmalara uğrayacak ve bunu kabullenmek istemediğinizden dolayı durumu fark etmeniz zaman alacak.” (Tamer, 55)

Sağlığımıza dikkat etmemiz gerektiğini hepimiz biliyoruz. Hepimiz daha iyi beslenmemiz, daha iyi bir uyku düzenine sahip olmamız ve egzersiz yapmamız gerektiğinin farkındayız. Ama emeklilik birikimi konusunda olduğu gibi yaşça büyük okurlarım bu konunun da altını çiziyor: Sağlıklı olmaya şimdiden başlayın ve sağlıklı kalın.

Bunu o kadar çok insan söylemiş ki kimseden özel olarak alıntı yapmama gerek yok. Herkesin dikkat çektiği konu aynıydı: Vücudunuza ettiğiniz muamelenin kümülatif bir etkisi var; vücudunuz birden bozulma yaşamaz, siz farkına varmadan senelerdir bozulma yaşıyor zaten. 30’lu yaşlar bu bozulmayı yavaşlatmanın zamanı.

Bu tavsiye annenizin size sebze yemenizi söylemesi kadar masum değil. Bu konuya dikkat çeken insanlar kanser, kalp krizi, felç, diyabet, tansiyon, eklem problemleri ve kronik ağrılar gibi sağlık problemleri yaşamış olan insanlar. Hepsinin söylediği şey aynı: “Eğer geriye gidebilsem daha sağlıklı beslenir, spor yapar ve hiç durmazdım. O zamanlar bir sürü bahane üretiyordum ama sonra olacaklardan habersizdim.”

3. Size İyi Davranmayan İnsanlarla Zaman Harcamayın

“Hayatınıza değer katmayan insanlara, aktivitelere ve mecburiyetlere ‘hayır’ demeyi öğrenin.” (Hülya, 37)

Sağlık ve finansal durum hakkındaki tavsiyelerden sonraki en popüler tavsiye biraz da olsa ilginç: Hayatlarınızda daha keskin sınırlar çizin ve zamanınızı daha iyi insanlara ayırın.

“Sağlıklı sınırlar çizmek kendinize ya da bir başkasına yapabileceğiniz iyi şeylerden biri.” (Kardelen, 43)

Peki bu ne anlama geliyor?

“Size iyi davranmayan insanlara tolerans göstermeyin. Onlara finansal sebepler yüzünden tolerans göstermeyin. Olara duygusal sebepler yüzünden tolerans göstermeyin. Çocukların iyiliği için ya da sırf uyumlu olabilmek için onlara tolerans göstermeyin.” (Jale, 52)

“Vasat arkadaşlar, vasat iş, vasat aşk hayatı… Genel olarak vasat bir hayatın içine yerleşmeyin.” (Semih, 43)

“Sefil insanlardan uzak durun. Sefil insanlar sizi tüketirler.” (Gizem, 43)

“Etrafınızı sizi daha iyi bir insan yapan, sizi seven ve kabul eden kişilerle çevirin. Yalnızca böyle insanlarla ilişkiler kurun.” (Aysel)

İnsanların kişisel sınırlarla sorun yaşamasının tipik sebebi başka insanlara zarar vermekten çekinmeleri, karşılarındaki insanı değiştirmek için duydukları yoğun istek ya da onlara kendilerine davranılmasını istedikleri gibi davranmalarıdır. Bu şekilde davranmak hiçbir zaman işe yaramaz. Hatta çoğu zaman işleri daha da kötüleştirdiği bile olmuştur. Bir okurumun da dediği gibi, “ Bencil olmak ve kendi menfaatini gözetmek birbirinden farklı kavramlardır. Bazen kibar olabilmek için acımasızca davranmanız gerekir.”

20’li yaşlarınızdayken dünya fırsatlarla doludur ama biz o kadar genç ve deneyimsizizdir ki tanıştığımız insanlara dört elle sarılırız – bunu hak edecek hiçbir şey yapmamış olsalar bile. Ama 30’lu yaşlarımıza eriştiğimizde iyi ilişkilerin sahip olması zor şeyler olduğunu, tanışacağımız ve arkadaş olacağımız insanların sayısında bir kısıtlama olmadığını ve bize hiçbir şey katmayan insanlarla vakit öldürmenin gereksiz olduğunu öğreniriz. ( 1. Bölüm Sonu )

2. Bölüm ->

Makaleler
Popüler

Gündemi
dünya

OKUNANLAR
çok

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here